27 Mart 2015 Cuma

KIRK UÇURMA SEPETİM

Herkese selamlar ben Z:) Günün konusu başlıktanda anlaşıldığı üzere kırk uçurma sepetim.Çok yakın bir akdaşım ve biricik tosun oğlu  yumurta toplamaya bana geliceklerdi soft ve sade şeylerden hoşlandığını bildiğim arkadaşım için farklı bir sepet yapmak istedim. Nette araştırmalarımda istediğim tarzda örnek olabilecek bir görsele rastlayamıyınca başladım düşünmeye sonuçta böyle birşey çıktı ortaya ben çok sevdim umarım sizde sevmişsinizdir.

 Malesef yapım aşamalarının fotosu yok ama elimden geldiğince ayrıntılı anlatmaya çalışacağım.


Elimdeki sepetin içini elyafla doldurdum çünkü yaptığım şeyleri direk sepetin içine koyduğumda çok aşağıda kaldılar ve güzel bir görüntü olmadı.Sonra üstüne silikon tabancası yardımıyla jüt-cuval bezi diye geçen kumaştan yapıştırdım,kenarınada dantel şerit geçtim.

Yumurtanın içini bir güzel boşalttım çok hafif kalıp sürekli düşünce boşaltmak için açtığım delikten içine sıcak silikon döktüm ( silikon tabancası ile) .yumurtanın altını ise naturel rafya ile ortası boş kalıcak şekilde sardım bir nevi kuş yuvası gibi:)

Kavanozları ise yine aynı kumaşla kaplayıp naturel rafya ve yapma çiçekle süsledim.

Minik sepetleri ise pet şişe kapağından kendim yaptım .buda başka bir post konusu:)
elimde yuvarlak bir aynam vardı dışını söküp aynı kumaşla onuda biraz süsledim
son olarakta annesinin minik yıldızı için ufak bir yıldız diktim

Az kalsın unutuyordum sepetin önemini hatırlatıcak ufak notlar yazdım. Kagıtlarında konsepte uyması için A4 kağıtlarını bildiğimiz çayda biraz bekletip çok sıkmadan kuruması için kenara aldım sonrada ufak ufak kesip kenarlarını yaktım..

Merak edenler için sepetin içine koyduğum şeylerin anlamları

Yumurta: yumurta gibi tok ve bereketli olsun

Un: ak saçlı dede/nene olsun diye

Mendil:temiz pak olsun diye(not: ben koymadım)

İp: uzun bir ömrü,sağlıklı saçları olsun diye

Ayna: gelecegi ayna kadar parlak olsun diye

Para: parasız kalmasın diye

Şeker:şeker gibi tatlı bir insan olsun diye

25 Mart 2015 Çarşamba

YASTIKLAR BOYANSIN EVLER RENKLENSİN :))

Selamlar ben Z..Bu sıralar degişik hobilere merak saldıgımı bir önceki yazıda anlatmiştim şimdi onlardan biri daha geliyor yastık boyama:)

  Hersey, elimde seneler öncesinden kalma kumaş boyalarımı bulmakla başladı .Zamanında niçin aldıgımı hatırlamıyorum bile okadar eski anlayacağınız:) konuyu geri dönersek ilk başta basit bir kalp çizip içini kestim ve kendime şablon oluşturdum ve ufak bir kumaş parçasını boyamaya başladım tam bitirdim cokta güzel oldu derken kagıdın deforme oldugunu ve kenarlara taşma yaptıgını farkettim ve hazır şablonları araştırmaya başladım.çok güzel desenler görünce dayanamayıp 6-7 tane sipariş verdim . şablonlarımı tahtakalehobimarket ten aldım.

   Bunların sonucunda başladım yastık boyama:)  birkaç püf noktası edindim tamamen kendi deneyimlerim belkide başka yöntemlerde vardır çok fazla araştırmadım açıkcası:)

  Gelelim nasıl yaptıgıma:

  Kumaş olarak ilk başta amerikan bezi kullandım çok iyi sonuç aldım boyayı hemen çekti dagılma yapmadı boyama için ideal bir kumaş. Elimdeki amerikan bezi bitince polyester agırlıklı bir kumaş boyadım ama bu diğeri kadar kolay olmadı boyayı zor kabul etti daha fazla boya ve kol gücü  harcadım :)

  Fırçalarda birkaç denemeden sonra dogru fırçayı buldum .Sünger ponpon fırçayla güzel boyanıyor küçük bir desen yapıcaksanız memnun kalırsınız ama benim gibi büyük bir desen yapmak isterseniz boyanızın yarısı süngerde kalır bir şişe boyayla iki yastık boyayabilicekken tek yastıkta biter.
 Diğer fırça ise stencil fırcası diye geçsede daha çok ahsap ta başarılı kumaşta boyayı kumaşa çok zor aktardıgından çok daha fazla kol gücü kullanmak gerekiyor ve bu beni çok yordu bu fırçayıda eledim.


  Dogru fırçayı nalburdan 1tl ye aldıgım polisan marka sıradan bir boya fırçasında buldum. boyayı sünger gibi cok cekmedi ve kumaşa hızlı aktarmamı sağladı..

 Kumaşa şablonumuzu yerleştiriyoruz ve kenarlarından maskeleme bandı ile sabitliyoruz.ama ufak desenlerde kayma olabiliyor bunun için cadence markasının stencil şablon yapıştırıcı spreyi var harika bir icat oldugunu düşünüyorum:) 25-30 cm uzaktan şablona sıkıp kumaşa yerleştiriyoruz geçici olarak kumaşa yapışıyor ve işimizi çok  hızlandırıyor. tek püf noktası fazla sıkarsanız beyaz renk kalıntı oluşuyor .



 Desen devamlılıgında ise tek zorluk her seferinde kenarlarını temizlemek zorunda kalmak :(seffaf oldugundan desenin bitişini  rahat görmek için bu şart .ıslak mendiller bu iş için yeterli..

Boya olarakta yine cadence  marka boya kullandım sulandırılmayan bir boya sadece sürüyosunuz. bir tüp boyadan iki tane yastık boyayabildim.







Bunlarda bazılarının bitmiş halleri ..





 Umarım begenmişsinizdir herkese kocaman öpücükler:))

23 Mart 2015 Pazartesi

KOKULU TAŞ DENEMELERİM..

Selamlar ben Z :) Bu sıralar degişik değişik hobilere merak saldım:) Bunlardan biride kokulu taş .Gelelim nasıl yapıldıgına: İhtiyacımız olan 3 şey var kokulutaş tozu ,ılık su birde silikon kalıp

   

Yapıcağımız kalıbın büyüklüğüne göre kendimize bir ölçü belirliyoruz ben ufak bir bardaktan baz aldım .Bir ölçek kokulu taş malzemesi ve aynı ölçeğin yarısı kadar ılık suyu ahsap bir spatula yardımıyla iyice kariştırıp silikon kalıba döküyoruz  ve biraz sallıyoruz ki hava kabarcığı kalmasın.sonrada kalıba döküp 15-20 dk bekleyip kalıptan cıkarıyoruz .Ben kış oldugundan iyice kuruması için peteklerin üzerinde biraz beklettim .İşte bukadar basit:)


Gözüme çok sade gelen taşları  akrilik boyayla boyadım oda yetmedi birazda peçete dekupajı yaptım:)Fiyonkları yapıştırma kısmını ise birkaç yapıştırıcı denedikten sonra beyaz tutkalla çözdüm..
Umarım yapmak isteyenlere birazda olsa bir faydası olmuştur.

EGE MUTFAGI NIN JAZZ LA BULUŞMASI

Bugün bursalı blogger lar olarak PODYUMPARK TA 15 EYLÜL KIRAATHANESİNİN. misafirleriydik.Harika lezzetler eşliğinde çok keyifli bir gün geçirdik.
 Güzel şehrimin gerçekten böyle mekanlara çok ihtiyacı var .Jazz müzik ile ege mutfağinin dayanılmaz lezzetleri birleşince harika bir mekan ortaya çıkmış tabiyki sadece ege mutfağı hakim değil et çeşitleri makarna ve kahvaltı seçenekleride var . Her akşam canlı müzik oldugunu belirtmeden geçmiyim 9 nisan da FATİH ERKOÇ  geliyormuş şimdiden programımı ayarladım bu keyifi koçişle kaçıramayız:)

 Fazla söze gerek yok sanırım resimlerde herşey ortada:)



Adres:Podyumpark Ataevler-15 eylül Kıraathanesi

4 Temmuz 2014 Cuma

DOĞUM KİLOLARI

Herkese selam ben Z :)

Bu postu yapmamın sebebi yeni doğum yapmış annelere kişisel tecrübemi aktarmak.Uzman yada bılir kişi değilim tamamen kendi yaşadığım tecrübemi aktarıyorum .Umarım yeni doğum yapmış ve çok kilo aldığını düşünen annelere birazda olsa fikir vermiş olurum:)

İlk olarak hamileliğim boyunca çok kilo aldığımı belirtmek isterim:( Normal kilom 50-51 arasaında gidip gelirken hamilelik öncesi biraz daha kilo verdim ve 49 kiloyla hamile kaldım .Hamileliğim boyunca düzenli beslendim sütümü yumurtamı ,et, balık,ceviz vs herseyi hiç aksatmadım. Bunun yanında canımın istediği herseyide yedim :) 9 ay boyunca hergün 30 -45 dk arası yürüşümüde yaptım buna rahmen 22 kilo aldım evet yanliş duymadınız tam 22 kilo:)) Çok zayıf hamile kaldığımdan aldığım kilolar çok belli olmasada acı gerçekler tartıda gün yüzü gibi ortadaydı:)

49 kilo hamile kalıp 71 kilo ile doğuma gittim :) doğumum sezeryan oldu.
Gelelim asıl konuya bu kilolar nasıl gitti.Doğumdan sonra eve geldiğimde tartılmadım bir hafta sonra tartıldığımda 3-4 kilo civarı gitmişti hani şu eve geldiğiniz gibi 10 kilo gidiyo hikayeleri bende gerçekleşmedi:(
ilk iki hafta kabızlık problemi çektiğimden ve dikişlerimin acımasından dolayı surekli sıvı beslendim su ve çorba sonrasında sadece yararlı şeyleri tükettim ekmek ,pasta börek.şerbet gibi şeyleri hayatıma hiç sokmadım bol bol peynir yumurta ,et ve sulu yemek yedim miktar kısıtlamasında hiç gitmedim sadece un ve şekerden uzak durdum canım tatlı veya aburcubur istediğinde ise kayısı,kuru üzüm ,incir,ceviz,fındık,yaban mersini,hurma gibi yararlı şeyleri yedim hem süte faydalı hemde çok fazla kilo yapmayan şeylerdi .Malesef meyve çok tüketmedim oğlumun çok fazla gaz problemi vardı yediğim en ufak şeyden etkilenip kıvranıyodu oyuzden yediğim herşeye 5 kat daha dikkat ettim .Bir çikolata delisi olana ben sırf oğluma gaz yapıyor diye 6 ay boyunca neredeyse hiç yemedim:) Bunun gibi bir çok meyve ve bakliyatıda.Bunların yanında hergün 4-5 litre su içtim yegane süt kaynağım su :)
 Sonuç olarak 3.ayın sonunda 55 kilo civarlarına indim sonra 3 kilo daha verdim.Eski kıyafetlerime girdiğim an benden mutlusu yoktu :) su anda 51-52 kilo arasında gidip geliyorum 49 kiloya inmek gibi bi hedefimde yok acikçasi 1-2 kiloda oğlumdan hediye kalsın:)

Yeni doğum yapmış annelere kişisel tavsiyem yanımızdaki büyüklere biraz kulak tıkamak onu ye bunu ye süt yapar sen emziriyosun çok iyi beslenmen lazım gibi lafları gözardı edin sağlıklı beslenip un ve sekerden uzak kalabilrsenız kiloların çok hızlı gittiğini ve sütünüzünde gayet iyi olacagını bilin .Son olarak sacede emzirmek kilo verdirir diye bi düşünce var ama ben inanmıyorum evet emzirmek çok fazla kalori harcatan bişey ama aynı oranda iştah açan bir durum tam o anda kontrolden çıkarsanız işler biraz karişabilir:)
Özet geçersem 3 ayda kilolarımın çoğunu verdim 1-2 ay sonrasında ideal kilomdaydım ve bunu sadece sağlıklı beslenerek başardım tekrar hatırlatıyım hiç miktar kısıtlamasına yapmadım sadece unlu ve sekerli seylerden uzak durudum :)
NOT: sezeryan doğum yapmama rahmen hiç göbeğim kalmadı:) sezeryan doğumda göbek kalır efsaneside benim için geçerli olmadı:) bence tamemen kişisel özelliklerle alakalı

Neyse lafı çok uzattım :)Umarım taze annelere birazcık fikir verebilmişimdir:)(not: oğlum su anda 1 yaşında ve hala emiyor)
Herkese kocaman öpücükler:))

28 Mart 2014 Cuma

Pratik ayakkabı genişletme yöntemi

Herkese selam:)
Konuya ne çektim bu ayakkabılardan demekle başlayabilirim:) Garip bir ayak numarasına sahibim malesef bazı markalarda 37 küçük 38 büyük geliyor çözümü 37 alıp biraz genişletmekle buluyorum ne yazıkki ne zaman kalıba versem hiç bir değişiklik olmadan geri alıyodum ve mucizevi yöntemi keşfetmemle kalıba gönderme eziyetinden kurtuldum.
 İlk önce bir buz dolabı poşetine biraz su doldurup agzini sıkıca bağliyoruz.
 

Genişletmek istediğimiz ayakkabıya yerleştiriyoruz.


En son tekrar poşetleyip buz dolabımızın derin dondurucu kısmına yerleştiriyoruz ve bikaç gün bekletiyoruz.

Bir kaçgün beklettiğimiz ayakkabımızı çıkartıp biraz buzu çözüldükten ve kuruduktan sonra evde biraz giyiyoruz:) ve genişlemiz ayakkabımız artık hazır.İnanın ayakkabıcıların açma yönteminden daha etkili tecrübeye tabi:) 

Umarım faydalı olmuştur. Herkese kocaman öpücükler:))

22 Mart 2014 Cumartesi

Güzel bir etkinliğin ardından

Herkese selam
Bugün, bir etkinlik için blogger arkadaslar buluştuk. Konu ve firma çok ilgimi çekti tamda ihtiyacım olan bir zamanda olması çifte bonus oldu :)
Şimdi gelelim günün konusuna tazedirekt.com yeni açılan online alışveriş sitesi içeriğinde kırmızı et, beyaz et,kahvaltılık ve şarküteri,süt ürünleri,sebze ve meyveler,kuru gıda gibi ürünleri satın alabileceğimiz. benim gibi markete gidemeyen kişiler için düşünülmüş:) süper bir site. Açıkça söylemem gerekirse benim güvenimi kazanmaları HASAN ASLANOBA ismini görmemle oldu. Dahada açıklayıcı olması açısından sitelerinden bir alıntı yayınlıyorum.

Su sektörünün en çok beğenilen ve tercih edilen markası Erikli'yi bugüne taşıyan Hasan Aslanoba tarafından kurulan ve Aslanoba Gıda tarafından hayata geçirilen Tazedirekt, gıda alışverişinde yeni bir dönem.
Kullanıcılarına verdikleri siparişi aracı olmadan direkt olarak üretildiği noktadan işleyerek getiren Tazedirekt'in ürün gamı kırmızı etten, meyve ve sebzeye kadar uzanıyor. Tazedirekt yine Aslanoba Gıda bünyesinde faaliyet gösteren Boğazköy Çiftliği, Bostandere gibi markaların sunduğu lezzetleri en hesaplı yoldan son kullanıcıya ve işletmelere ulaştırıyor.
"Hesaplı Tazelik Kapınızda" sloganıyla yola çıkan Tazedirekt kalite ve sağlıktan ödün vermeden, soğuk zinciri kırılmadan lezzetleri en direkt yoldan ulaştırıyor.  Son Kullanıcı Tazedirekt sistemiyle uygun fiyat avantajından yararlanırken tazeliğe de en kolay yoldan ulaşıyor.
Tazedirekt, taze gıda alışverişinizde yepyeni bir çağ başlatıyor. Biz diyoruz ki; taze gıdalar en taze halleriyle kapınıza direkt olarak gelsin, üstelik çok hesaplı fiyatlarla gelsin. Çünkü tazedirekt sisteminde, aracılar yok, ara depolar ve yüksek mağaza maliyetleri yok. Sadece akıllı alışveriş var.
Siparişinizi internet sitemiz tazedirekt.com’dan veya 444 75 15 nolu çağrı merkezimizden gün içinde son sipariş saatine kadar veriyorsunuz. Sadece bir gün sonra, tercih ettiğiniz zaman aralığı içinde, soğuk zinciri hiç bozmadan kendi araçlarımızla ve personelimizle siparişinizi kapınıza kadar getiriyoruz.
Tazedirekt ürünleri neden daha hesaplı ve daha taze?
  • Kendimize ait besi çiftlikleri ve et parçalama / paketleme tesisimiz bize önemli maliyet ve kalite avantajı sağlıyor,
  • Mevcut firmalarda var olan ara depo ve mağazaların yüksek kira, personel ve stok /fire maliyetlerini taşımıyoruz,
  • Girdi ürünler fabrikamıza, aracılar olmaksızın ve büyük ölçekte tedarik ediliyor,
  • Fabrikamızda merkezi olarak yüksek kapasitelerde büyük ölçekli üretim/paketleme yapıyor olmamız büyük bir verimlilik sağlıyor.
Tazedirekt’in kurucusu kim?
Aslanoba Gıda A.Ş.’ye ait Tazedirekt markasının arkasında, Türkiye’nin açık ara en büyük su markası Erikli’yi yaratan Hasan Aslanoba bulunuyor. Erikli’nin kapıya teslim damacana su sisteminden büyük ilham aldığını söyleyen Hasan Aslanoba, şimdi de aracılar olmadan, kapıya teslim taze gıda dönemini başlatıyor.



En cezbedici kısmıda ürünleri kendi çifliklerinde yetiştiriyor olmaları. Şuan sadece BURSA ilinde hizmet vermekte olan site ilerleyen zamanlarda diğer illere de yayılmayı planladıgını süyleyebilirim.En kısa zamanda tecrübe etmek istediğim  site umarım sizler içinde yardımcı olmuştur.

Günün özet fotoğraflar:)
Selfie siz olmaz dedik:)


Herkese kocaman öpücükler:)